28 Şubat ve Andıç Olayı

Kategoriler: Ergenekon, Gündem, PKK, Tepki
Yazan: admin

28 Şubat 1997′de TSK kendi deyimiyle bir postmodern darbe gerçekleştirdi. Hedef iktidardaki Refah Partisi idi. Refah Partisi Başkanı ve Başbakan Erbakan’ın çok tartışılan “Kanlı mı olacak kansız mı” o dönemin en çok hatırlanan sözleridir. Sincanda tanklar yürütüldü, Erbakan imzalamam dediği MGK kararlarını imzaladı ve darbe söylentileri arasında önce istifa etti, ardından Refah Partisi kapatıldı. Askerin siyasette çok güçlü olduğu bir dönemdi.  Dönemin Genelkurmay Başkanı, bugün kasetleri ile gündemden düşmeyen Org. İsmail Hakkı Karadayı. Fakat  hafızalarda ondan daha fazla yer eden  bir isim var, devrin Genelkurmay İkinci Başkanı Org.  Çevik Bir.

İşte o günlerde PKK nın ikinci adamı Şemdin Sakık yakalandı. Hemen ardından alınan ifadesinde, bazı gazetecilerin PKK’dan para aldığını açıklıyordu. Herkes bu isimleri merak ederken

İki isim bomba gibi gündeme düştü; Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar. 

O dönemin Sabah Gazetesi sahibi Dinç Bilgin  generallerden  gelen baskılarla bu iki ünlü gazeteciyi  kovdu. İşte bu olay kamuoyuna Andıç vakası olarak geçti.

Andıç kelime anlamı itibari ile memorandum veya muhtıra manalarına geliyor.

Olayın perde arkası aralandığında iki general Andıç olayında başrolde, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir ve Genelsekreter Orgeneral Özkasnak.

Şemdin Sakık daha sonra mahkemede verdiği ifadelerde böyle bir ifadesi olmadığını bildirdi. Araştırıldığında ortaya çok ilginç bir olay çıktı. TSK dan bazı generaller resmi politikayla uyum içinde olmayan ve yazmayan bazı gazetecileri bu yolla bertaraf etmişlerdi.  Yani generaller Şemdin Sakık’ın söylemediği ifadeleri  kullanarak ’sorun’ olarak gördükleri gazetecilerden kurtulmuş üstelik, halkın da gözünden düşürmüştü. TSK nın güçlü olduğu bir dönemde yapılan baskılarara da gazete patronları direnememişti.

O dönemde alçaklar tarzında yazı yazan Hürriyet Gazetesi Başyazarı  Oktay Ekşi, daha sonra bir özür yazısı ile bu iki gazeteciden ve kamuoyundan af diledi. Perde arkasında söylenenlere göre; TSK da bu iki general ve onların kadrosunu süreç içinde yapılan ‘ince ayarlarla’ elimine etti.

Andıç olayı ve 28 Şubat konusu, 10. yılında bugünlerde çokça konuşuluyor. Basın son bir haftadır bu konuyu özellikle işliyor.  Milliyet Gazetesi de bugün (4 Mart 2009) bu konuyu birinci sayfada manşetden verdi.

Sizin bu konudaki değerlendirmeniz nedir?  O dönem yaşananları ve bugünlere yansımasını eğrisiye doğrusuyla nasıl yorumluyorsunuz.?

20 Yorum - “28 Şubat ve Andıç Olayı”

  1. gulask diyor ki:

    geçmişin neyse geleceğin de o dur.bunu birebir yaşıyoruz yaşayacağız da.taşın altına 10 yıl sonra da olsa koyacaklar ellerini.hiçbirşey gizli kalmayacaktır.medya siyaset yapmıyor taraf tutmuyor diyenlere kapak olsun.her bir medya patronu kendi içinde bir çetedir.karanlıkta kalan nice 28 şubatlar açığa çıkacaktır çıkması dileğiyle
    SAYGILAR!

  2. sartre diyor ki:

    28.Şubat. Post Modernizmi

    Türkiye Cumhuriyetinin Kurucu İradesi ile YDD’ nde oynaması düşünülen bas roller doğrultusunda konsensüs yapacak çağdaş İslamcı kadroların Sayın ERBAKAN’ in yanından ayıklanması projesi olarak başarılı bir operasyondur…

    Belki Sn. Çevik BİR bile senaryoda rolünün ne olduğunu bilmemektedir…

    Sonuç Olarak, gerek Sn. GÜL’ ün Cumhurbaşkanlığı ile pekiştirilen barışıklık gerekse son “nereden çıktığı bile belli olmayan DAVOS” toplantısı sonucu oluşturulan senaryolar, orta doğunun; İslam temelli ulusal bilinci hiç bir zaman oturmamış Arap ve acem ve kurt sünni ve şia aşiretlerine politik eski Osmanlı “ağabey” rolü oluşturulmuştur. Olmert bile olayın belki içinde belki sadece farkındadır. HAMAS eğer istenen çizgiye çekilirse T.C.’ nin rolü tam oturmuş olur…

    Dikkat bu ABD’nin değil, ABD’yi de bütün NATO ülkelerini de BAGIMSIZ MERKEZ BANKALARINI da kontrol eden USD’ yi gerek efektif olarak basma gerekse “dijital ortama rakam olarak dahil etme yetkisine sahip” BRETTON WOODS anlaşmasının tarafı ULUSLAR ÜSTÜ düzeyde kontrol eden “dörtlü dev tekel”dir…)

    Ancak bu konsensüsü gerek AKP kendi tabanındaki “radikal” ve “radikal-marjinal” grupların varlığı ve hala ülkedeki Müslüman oy tabanını muhafaza etmek için deklare edememektedir…

    Bu doğrultuda Kurucu İrade kendi içindeki;
    “tam çürük yumurtaları ERGENEKON ile teslim etmektedir…”
    Uluslar üstü sermaye de politikaları doğrultusunda DAVOS’ lar icat etmektedir…

    Yani sonuç başarılıdır…

  3. katalay diyor ki:

    Demokrasilerde tankları sokaklarda gezdirmek ,askeriye tarafından parti kapatmak,erbakana metezoru imza attırmak,ihtilalleri keyfi yapmak,yönetime cephe almak hiç doğru değil.Sokaklarda kızıl bayrak gezdirip ortalığı savaş alanına çeviren haydutlara ses çıkarmayanların başını örtenlere horozlanmasını haklı bulamam..Eski Genekl Kurm.Başkanının sözleri doğruysa, çok çirkin işler olmuş..Ülkede önce gazeteciler(bunlar aydın ,çağdaş,vatansever vs değiller) adam olmalı örnek olmalı.bir kısım hainler medyada köşe kapmış miyavlıyorlar…PKK ya ses çıkaramayan .Brand,çandar,ekşi vb hep bardağın boş tarafına bakarlar ve tarafsız olamazlar vede ülkeye apo dan daha çok zarar veririrler.Gözbebeğimiz askeriyenin kışlasında kendi işine bakması beklenir..Askeriye,yargı,odalar,yök,muhalefet,,medya vb hükumetleri fazla meşgul ediyor ve korkutuyorlar..Hiç kimse yürütmenin elini kolunu bağlama hakkına sahip değil.ATALAY

  4. zeynep21 diyor ki:

    KATILIYORUM…ASKER KIŞLASINDA OLMALIDIR,ÇIKMAMALIDIR DEMOKRASİYE ZARAR VERİR BU…

  5. fkutsal diyor ki:

    yeter artik asker,tsk,pasalar hergun ekranlarda.cekilsinler kislalarina vede butceden daha az para alacak butceler onersinler hukumetlere.buyuyeceklerine ufalsinlar sivil halkin sirtindaki yuku hafifletsinler.halkseverlik vatan severlik budur.gerisi efelik,yenicerilik olabilir.

  6. hayati diyor ki:

    bakın Taha Akyol o süreci nasıl anlatıyor

    28 Şubat döneminde, Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Çevik Bir, gazete sahipleri Aydın Doğan ve Dinç Bilgin’i Genelkurmay’da öğle yemeğine davet etti ve “komutan adına” diyerek gazetelerin nasıl yayın yapacağı ve hangi yazarların işten atılacağı konusunda ‘talimat’ üslubuyla bir konuşma yaptı. Bunun üzerine Dinç Bilgin sahip olduğu Sabah gazetesinde Cengiz Çandar ve Mehmet Ali Birand’ı işten çıkardı, Mehmet Altan’ın yazılarına uzun süre ara verdi!
    Aydın Doğan ise bunu kabul etmeyeceğini, hiçbir yazarı işten atmayacağını Çevik Bir’e söyledi. Bir’in Milliyet‘ten atılmasını istediği yazarlar Umur Talu, Yalçın Doğan ve bendim! Hatta konuşma sertleştiğinde Aydın Bey, Çevik Paşa’ya “Öyleyse bir emekli general gönderin, gazeteyi o yönetsin!” diye tepki göstermişti!
    Aydın Doğan’a baskı yaparak sonuç alamayacağını gören Çevik Paşa, Milliyet‘i ziyaret ederek bizlerle görüşmek istedi, Aydın Bey’in düzenlediği öğle yemeğinde Milliyet yazarları olarak Çevik Paşa’yla bir araya geldik. Paşa 28 Şubat’ın bildik “irtica” teorisini anlattı, ben itiraz ettim, tartışmalar oldu…
    Emekli olduktan sonra Sayın Bir CNN Türk’ü ziyarete geldi, Mehmet Ali Birand’ın canlı yayınına katıldı; konu Demirel’den sonra kimin cumhurbaşkanı olacağı idi…
    Yayından sonra toplu sohbetimizde ben Çevik Bir’e, Aydın Bey’i Genelkurmay’a çağırıp ben dahil çeşitli yazarların işten atılmasını istediğini hatırlattım ama bunu şahsi bir kin meselesi yapmadığımı da belirttim. Çevik Bir de “O günün şartları farklıydı” gibi sözler söyledi; tatlıya bağladık.
    Sayın Karadayı’nın açıklamasından anlaşılıyor ki, Çevik Bir, gazete sahiplerine, “komutan adına” demiş olsa bile, kendi inisiyatifiyle baskı yapmış.

    benim asıl merak ettiğim, 28 Şubat ve darbelerin başmimarı Org. Çevik Bir neden hala Ergenekon kapsamında içeri alınmadı?
    Yoksa adı saklanan 1 Nömero o mu?

  7. mzekiaktas diyor ki:

    Andıçlar, Ergenekonlar, ihtilaller, milleti adam yerine koymamaklar 300 yıl önce başladı. Ancak burada sadece cumhuriyet döneminden bazı satırbaşları sunmamız olayların açıklanması açısından yeterli olacaktır.
    1. Cumhuriyet fırkasının kapatılması
    2. Ticaniliğin hortlatılması
    3. Saltanacılık ve gericiliğin kullanılması, Osmanlıyı inkar politikaları
    4. Atatürk’e İzmir de suikast yapılması
    5. Dersim isyanlarının planlanması
    6. Menemen olayının gerçekleştirilmesi
    7. 1946 seçimlerindeki sandık oyunları
    8. 27 mayıs ihtilali
    9. Adnan menderes ve arkadaşlarının idamı
    10. Cemal Madanoğlu olayı
    11. 12 Mart 1971 muhtırası
    12. Nihat Erim’ e hükümet kurdurulması
    13. Güneş Motel olayı
    14. 12 Eylül 1980 ihtilali
    15. Özal suikast ve Özal’ ın zehirlenmesi
    16. 28 Şubat 1997 darbesi
    17. PKK ve Jitemin kullanılması
    18. 27 Nisan E- muhtırası
    19. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 367 vakası
    20. Anayasanın 10. ve 42. maddesindeki değişikliklerin iptal edilmesi
    21. Bankaların hortumlanması 50 milyar doların batırılması
    22. Türkçülük ve milliyetçilik hareketlerinin öne çıkarılması
    23. Sağcılık, solculuk, bölücülük, irticai hareketlerinin desteklenmesi
    24. Kürt, Türk kardeşliğinin bozulması için çalışılması
    25. Faili meçhul cinayetler, önemli kişilerin ve diğer kişilerin katledilmesi
    &. ….. daha neler. Millet ve iktidar bir bütün olarak bu tür olaylara dur demedikçe daha çok darbe olacak ve çok bilinmeyenlerle karşı karşıya kalacağız. Geçmişten ders almayan milletler için tarih tekerrürden ibaret olacaktır.

  8. karakecili diyor ki:

    Tarihe KARA BİR LEKE olarak geçmiştir. Sorun İRTİCA felan değildir. Böyle ucuz kılıflar kullanılarak bu milleti kandıramazlar. Eğer bu ülkede yine bu gibi durumlar yaşanacak olursa bu sefer halk kendi darbesini yapacaktır.

    Ve ne acıdır ki bu darbecileri biz yargılayamadık nedense… Demokrasi bu olsa gerek ne dersiniz.

    Yargılayacağımız günlere ulaşmak için Allah’a yakarıyorum.

    Asker kendi işini yapacak! Öyle Atatürk ilke inkılapları vs. bunları bahane gösteren kurum önce kendi içinde ki çürükleri temizlesin. Masonları temizlesin. sabetaistleri temizlesin.

    Askeriyede yaşanan kadrolaşmanın önüne geçsinler.

    Ve en önemlisi bu kadar Atatürkçü olan kurum önce “Atatürk’ün gizlenen, 1982 yılından bu yana açıklanmayan vasiyetini” varisi olan Yüce Türk Milletine açıklasınlar önce. Ondan sonra Atatürkün izinden gidip gitmediklerinin kararını veririz.

    Vesselam.

  9. metehan209 diyor ki:

    28 şubat sürecinin içeriğini iyi bilmek lazım. NELER OLDUDA 28 ŞUBAT olayı yaşandı oktay ekşinin özür dilediği gazetecilerden m a birand Türkiye TÜRK LERE bırakılmayacak kadar önemlidir diyen bir gazeteci, sincanda yapılan bir filistin etkinliğinde İRAN baş konsolosu adeta molla rejiminde imiş gibi tavırlar sergiliyor.kısa sürede T.C den sürüldü. Anıt kabiri, UÇAK la tahrip edilmek için planlar yapılıyor (yakalanan kişi anlatıyor) BAŞBAKAN ERBAKAN başbakanlık konutuna REJİM KARŞITI CUMHURİYET KARŞITI mollaları topluyor aczmendiciler,süleymancılar,nurcular,vsr ler ortalığı kasıp kavuruyor yani Türkiyemde öyle manzaralar oluyorki 28 şubat geç kalmış olsaydı belkide Türkiyede 80 öncesi olaylardan daha kötüsü yaşanabilirdi, şimdi ASKER darbe yapsa kim önleyebilir?hiç kimse önleyemez!! dikkat ederseniz asker hemen hemen hiç sesini çıkartmadı sayılır. Bakın refah partisinin devamı ve refahtan daha tehlikeli olan AKP ne yapıyor görüyorsunuz ama burada bazıları bakar kör olduğu için onlara sesli anlatıyorum. Hiç bir ülke kendisi için önemli olan liman,telekom,toprak,orman,sahil,maden,gibi değerleri satarmı? ABD DEVLETLEŞTİRDİ Rusya,Fransa,İngiltere öyle dünyada hemen hemen Araplar hariç hiç bir ülke AKP nin yaptığını yapmamıştır. satıyor ama sattığının 100 katı 1000 katı borç artıyor! bunlara kim dur diyecek? askerde seslenmiyor! tayyip temmuz 2008 itibariyle toprak satışında sınırlamayıda kaldırdı isteyen yabancı istediği kadar toprak alabilecek böylece Filistinin akibetine TÜRKİYEDE DÜŞMÜŞ OLACAK!! Bu duruma kim dur diyecek eyer halk dur derse işte ozaman bu ülkede ne şeriatcı kalır nede AKP yalakası. Dua edinde aynı 28 şubat tekrar etsin bazı lafını sözünü bilmeyen çok bilmiş din ulamalarıda yatsın kalsın TÜRKÜN şerfli ORDUSUNA dua etsin eyer ORDU bir gürlemeye başlarsa ne kafanıza vuracak yumruk nede kaçacak delik bulamazsınız!!! anlamayan varmı???

  10. zzettin diyor ki:

    ŞUBAT 28 kararları;irticanın önünü belirli bir süre kesebilmiştir.Hali hazırda narsist bir kişi tarafından son hızla irtica devletimize getirilmek istenmektedir.Millet bu durumun ne zaman farkına varacak göreceğiz.

  11. musa2 diyor ki:

    ben ulkemizin sucu bucu diye bolunmesi vede intikam duygulariyla yonetilmesine taraftar degilim ergenokan adi altinda insanlara korku salip korku imparatorlugu kurulmasi ne kadar dogru degilse ulkemizde sucu bucu diye bolunmesi vede karagasa yaratilmasi ulkumize ne cikar saglar herkesi sag duyuya davet ederim ortak menfaatlerde bulusulmasi lazim derim

  12. ekrem diyor ki:

    28 şubatta üniversitede öğrenciydim. Saat 10 dan sonra dışarı çıkamıyorduk. Hemen bir ekip arabası önümüzü kesip terorist gibi davranıp üstümüzü başımızı aradıktan sonra tabiki birşey bulamayınca birdaha bu saatte dolaşmayın uyarılarıyla bırakırlardı.

    Türkiye Cumhuriyetinin tüm vatandaşları potansiyel terorist ilan edildi. ekonomik anlamda tüm zamanların en başarılı hükümeti devrildi. Sebep olanlar ortalığı pofpoflayanlar deliklerine çekilip Türkiyenin düştüğü durumu bacak bacak üstüne atıp çerez eşliğinde büyük bir keyifle televizyondan izlediler.

    Zararı kime oldu.
    Çevik Bir’emi ? Karadayı’yamı? Erbakan’amı? Demirel’emi? Çiller’emi?
    Hayır hiçbirine. Sadece kendi halinde bir hayat yaşamak isteyen millete olan oldu. 28 şubat olmasaymış şöyle olurmuş böyle olurmuş. Sadece tekbirşey olurdu. Türkiye şimdiki durumundan en az 50 sene daha ileride olurdu.

    Parayla birilerini televizyon televizyon dolaştırıp gündemi irticaya çeken sözde sivil toplum kuruluşları, o yaynları delil gösterip irtica bahanesiyle darbe yapan askerler, ayakkabılarıyla evlere dalıp elektrik prizlerine kadar söküp arama yapan sözde emir kulları. Hepsi şimdi yargılanıyor. Ergenekon davasıyla mahkemede değil. Milletin vicdanında yargılanıyor. Ama insanları diline dinine ırkına rengine kokusuna göre sınıflandıran, irtica paranoyasıyla etrafına saldıran, durumdan vazife çıkarıp menfaatlenmeye çalışan milletin değil. Bu vatan üstünde asırlarca etrafındaki her çeşit insan ile sevgi ve hoşgörü göstererek dost yaşamış gerçek vatansever milletin vicdanında yargılanıyor.

    Geriye kalanlar 28 şubatta görevini yapan orduyu tekrar göreve çağırarak darbe çığırtkanlığı yapıyor.

  13. sermin diyor ki:

    Metehan Bey, yazdiklariniza tamamen katilliyorum.

  14. gencgazi diyor ki:

    slm. arkadaşlar kimin elinde güç var onu kullanıyor.
    herkesin doğrusu kendisine doğru. belki biz olsak farklı bir şeyler yapardık. Uani o günlerde o konumda olanların yerinde bir başkasıda olabilirdi belki onlarda başka şeyler yapabilirlerdi, o insanların ülkeye zarar vereceğini düşünmek bile istemiyorum
    doğru bildiklerini yaptıklarına inanıyorum. Ama bugünde görülüyorki demokrasi içerisinde konular kendiliğinden halledilir olduğu. herkes bulunduğu konumun gücünü kullanırsa ne olur halimiz. varsa bir yanlış şüphe suç durumu bu ülkenin bağımsız savcıları,hakimleri ve mahkemeleri var suç duyurusunda bulunursun gerisini görevliler halleder. Haaaa o kişilerin görevlerini yapamıyacağını veya beceremiyeceklerinimi düşünüyorsunuz. İşte bu noktada dur o zaman bende senin birşeyler beceremiyeceğini görevini yapamıycağını düşünürüm, Burda anlatmak istediğim devletin kurumlarına bir şekilde güvenmeliyiz. yoksa kaos olur bu durumdada babana dahi güvenemezsin başına felaketler gelirde geleir.

  15. simetron diyor ki:

    28 Şubat post modern darbesi, Türkiyemizin post modern Yeniçeri Ocağının sadece başka bir haydutluğudur.

    Konuşulacak bir yönü yoktur.

    Bu post modern Yeniçeri Ocağı dağıtılmadan ve Yeniçeri Ağaları -süslü püslü kıyafetleri ile- yargılanıp içeri tıkılmadan Türkiyemiz gün yüzü görmeyecektir.

    Millet, verdiği oylarla bunu anlatmaya çalışmaktadır. Bunu anlamayan siyasetçiler de tarihin çöplüğünde yerlerini bulacaklardır.

  16. suzisuzan diyor ki:

    o haydutlar olmasa siz yatağınızda rahat uyuyabilirmisiniz acaba

  17. selka diyor ki:

    Kurulan komlolar ile ellerindeki güçleri kullanarak askeri yıpratmalarına izin vermeyen bir hukuk devleti için ampulleri söndürelim…!!!!!!!!!!

  18. selka diyor ki:

    İnançlı halkımızı,”Allah ” ile aldatmalarına izin vermemek,yozlaşmayı önlemek ,herkesin dinini özgürce yaşayabilmesine olanak vermek için ampulleri söndürelim…!!!!

  19. selka diyor ki:

    Askerimize haydur diyenlerin olabildiği zamanlardayız.Kabus gibi..Bunlar olsa olsa dış güçlerin satın aldığı maaşlı zatlardır.Ülkesini seven kimse bu lafları edemez..

  20. nursart diyor ki:

    Atatürkü,Devrimleri içlerine sindiremiyenler 10 Kasım 1938 de başlattıkları karşı devrimi önce DP nin döneminde daha sonrada iktidara gelen bütün sağ partilerin gönlünde yatan aslan olarak hayata geçirmek için ellerinden geleni yaptılar.Bence 28 Şubat da bu eylemlerin önünü kesmek adına yapıldı ayrıca başkaca sebepleride olabilir ancak eğer karşı devrimcilik yerine Kemalizim doktirini uygulanıp hatda komşu ülkelere ihrac edilebilseydi,abd nin ve ab nin oynadığı oyunlara ortak olunmasa idi TSK bu çeşit hareketlere kalkışabilirmiydi?Bu ülkenin en büyük şansızlığı gerçek devlet adamları yetiştirememiş olmamızdır.Türkiyeyi kendi çıkarları için kullanan siyasilerin peşinden gittiğimiz sürece bize söylenen martavallara kandığımız sürece gerçek demokrasinin ne olduğunu anlamakda direndiğimiz sürecede daha çok darbeler görürüz.

Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için GİRİŞ yapmalısınız.


Sadece Kayıtlı Üyeler Yorum Yapabilirler.

KAYIT OL

Son Eklenen Üyeler/Bloglar


Fatal error: Call to undefined function ahp_recent_posts() in /home/soksuz/public_html/wp-content/themes/massivepress/third-single.php on line 4