Mustafa Balbay’ın Günlüklerinin Tam Metni

Kategori: Ergenekon, Gündem, Tepki, featured
Mustafa Balbay’ın Günlüklerinin Tam Metni

Günlükler Polis tarafından Mustafa Balbay'ın el konulan laptopunda yapılan çalışmalar sonucu deşifre edilmiştir. Günlükler, 10 Şubat 2004 tarihinde aralarında Balbay'ın da bulunduğu bir grupla dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un yaptığı görüşmeyle başlıyor. İddiaya göre Balbay, her görüşmenin ardından düzenli olarak not tutmuş. Balbay'ın bilgisayarında ele geçirildiği iddia edilen ve sayfalarca tutan günlüklerde askerlerin isimleri baş harfleriyle yer alıyor  Polisin değerlendirme çözümlerinde bu isimler deşifre edilmiştir.     "10 Şubat 2004 salı günü Etimesgut Jandarma Eğitim ve Spor Tesislerinde (JEST) sohbet..saat 17.15-20.00 arası.. ŞE- arkadaşlar şöyle bir araya gelelim, ne oluyor, ne yapabiliriz, enerjimizi nasıl birleştirebiliriz, bir konuşalım dedim... hepimiz farklı yerlerde aynı şeyleri düşünen insanlarız ama, gücümüzü birleştirmediğimiz için bir sonuç alamıyoruz... öte yandan da bu iktidar yapacağı her şeyi yapıyor.. -Nedir, nasıl bir şey düşünüyorsunuz ŞE- benim düşüncem şu... Birçok dernek var, gazeteciler var, memlekette olup bitene duyarlı insan var... Bunları bir araya getirmek gerekiyor... Mesela siz öncülük etseniz, burada üç kişi bir araya geldi, bu on olur, sonra 20 olur... Derneklere yön verilir... toplumu biraz duyarlılığa sürüklemek lazım.. Valla paşam bu dediğiniz zor. Bu kuruluşları, kişileri bizlerin bir araya getirmesiyle alınacak bir sonuç göremiyoruz biz... Bir de bu iş gazete anlamında yazarlardan çok gazete yönetimlerinin işi... Şimdi biz yazdık, şu gazetede şu kadar yazar, ötekinde bu kadar yazar... Köşelerinde yazarlar, ama sonuç alınabilmesi için gazetenin bir yayın anlayışı ...

28 Şubat ve Andıç Olayı

Kategori: Ergenekon, Gündem, PKK, Tepki
28 Şubat ve Andıç Olayı

28 Şubat 1997'de TSK kendi deyimiyle bir postmodern darbe gerçekleştirdi. Hedef iktidardaki Refah Partisi idi. Refah Partisi Başkanı ve Başbakan Erbakan'ın çok tartışılan "Kanlı mı olacak kansız mı" o dönemin en çok hatırlanan sözleridir. Sincanda tanklar yürütüldü, Erbakan imzalamam dediği MGK kararlarını imzaladı ve darbe söylentileri arasında önce istifa etti, ardından Refah Partisi kapatıldı. Askerin siyasette çok güçlü olduğu bir dönemdi.  Dönemin Genelkurmay Başkanı, bugün kasetleri ile gündemden düşmeyen Org. İsmail Hakkı Karadayı. Fakat  hafızalarda ondan daha fazla yer eden  bir isim var, devrin Genelkurmay İkinci Başkanı Org.  Çevik Bir. İşte o günlerde PKK nın ikinci adamı Şemdin Sakık yakalandı. Hemen ardından alınan ifadesinde, bazı gazetecilerin PKK'dan para aldığını açıklıyordu. Herkes bu isimleri merak ederken İki isim bomba gibi gündeme düştü; Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar.  O dönemin Sabah Gazetesi sahibi Dinç Bilgin  generallerden  gelen baskılarla bu iki ünlü gazeteciyi  kovdu. İşte bu olay kamuoyuna Andıç vakası olarak geçti. Andıç kelime anlamı itibari ile memorandum veya muhtıra manalarına geliyor. Olayın perde arkası aralandığında iki general Andıç olayında başrolde, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir ve Genelsekreter Orgeneral Özkasnak. Şemdin Sakık daha sonra mahkemede verdiği ifadelerde böyle bir ifadesi olmadığını bildirdi. Araştırıldığında ortaya çok ilginç bir olay çıktı. TSK dan bazı generaller resmi politikayla uyum içinde olmayan ve yazmayan bazı gazetecileri bu yolla bertaraf etmişlerdi.  Yani generaller ...

Özel Harekat Daire Başkanının sır dolu intiharı

Kategori: Ergenekon, Gündem, Tepki
Özel Harekat Daire Başkanının sır dolu intiharı

13 yıldır Özel Harekat Daire Başkanlığı görevini yürüten Behçet Oktay'ın intihar ettiği açıklandı. İntiharı sırasında yanında bulunan arkadaşı, "otomobilin kara saplanmasına sinirlendi, bunlar da hep beni buluyor dedi ve silahını çekip intihar etti." şeklinde ifade verdi. Otomobilin dışında ikinci bir silah daha bulundu yerde ise kan izleri var. Bir yakını Oktay'ın solak olduğunu söyledi, fakat sağ şakağına dayadığı silahla intihar etmiş olduğu bildirildi. Oktay'ın Ergenekon davasında ismi geçiyordu.Eski Özel Harekat Başkanı İbrahim Şahin'le yaptıkları bir telefon görüşmesinde "Şahin'e Abi her türlü şeye varım" diyordu. Behçet Oktay'ın bir süre önce görevinden alındığı ve yerine başka birinin atandığı konuşuluyor. Eşinden ayrı yaşaması, Ergenekon davasında adı geçmesi, görevinden alınması ve şu anki ilişkisindeki problemlerin tümünün ağırlığını kaldıramadığı ve bunalımla intihar etmiş olabileceği intihar sebebi olarak sunuluyor. Fakat yine de bütün bunlar kamuoyunu tam tatmin etmiş görünmüyor. Hatırlarsanız benzer bir şekilde Ergenekon davasında adı geçen Albay Kırca evinde intihar etmiş, daha öncede Ergenekon davasında adı sıkça anılan JİTEM komutanı Cem Ersever, bildiklerini mahkemede anlatmaya giderken kaçırılmış başından tek kurşunla vurularak infaz edilmişti. Sizin bu intiharla ilgili görüşünüz nedir?

İbrahim Şahin üzerine yapılan tüm açıklamalar

Kategori: Ergenekon, Gündem, featured
İbrahim Şahin üzerine yapılan tüm açıklamalar

Eski Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, savcı Zekeriya Öz'e verdiği 107 sayfalık ifadesinde, Genelkurmay'ın talimatıyla kurmaya hazırlandığıni iddia ettiği S-1 (Sefir) adlı örgütün "Türkiye'nin iç temizliğinden ve Kuzey Irak'tan" sorumlu olduğunu iddia etti.  Biriminde 150-300 asker ve polis olacağını öne süren Şahin, "Yakalanmasaydım bir hafta sonra Ermenilerin lideri olan şahıslara operasyon yapılacaktı. Biz PKK'lılara Ermeni diyoruz" dedi. Şahin'in, ‘iç temizliğe' hazırlandığı unsurlar şöyle: ‘Özür Diliyorum' kampanyasına imza koyan 300 kişi ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) içindeki 580 Ermeni, Süryani ve Yahudi... Şahin, 7 Ocak'ta gözaltına alınmasaydı 12 Ocak'ta kendisi için Genelkurmay'da bir tören yapılacağını iddia etti. ‘İç temizlikten sorumluyuz' Şahin sorguda iddia ettiğine göre operasyon ekibi kuracaktı. Şahin, Ergenekon kapsamında tutuklanan Tokat Reşadiye Bölük Komutanı Taylan Özgür Kırmızı'ya 11 Aralık'ta gönderdiği cep telefonu mesajında, "Bütün Türkiye'den sorumluyuz", bundan bir ay önce de "Türkiye'nin iç temizliğinden sorumluyuz" demişti. Savcı Öz, bu sözlerle neyi kastettiğini sorunca Şahin, "Türkiye'nin iç temizliği derken Kuzey Irak, iç ve ve dış olarak söyledim" dedi. İbrahim Şahin, ‘iç temizliğe' ilişkin bilgiler de verdi. Savcılık dosyasına giren Kayseri Hava İndirme Tugayı'nda memur olarak çalışan ve Ergenekon kapsamında tutuklanan Fatma Cengiz'e 24 Kasım 2008'de çektiği cep telefonu mesajında, "Ben Ermenilere karşı kurulan örgütün ilk başkanıyım" demişti. Savcı Öz, bu örgütü sordu. Şahin'in ...

Basında en çok okunması gereken ve okunan haberler 10 Şubat

Kategori: Ergenekon, Gündem, Tepki, featured
Basında en çok okunması gereken ve okunan haberler 10 Şubat

Mehmet Ağar 12 yıl sonra Susurluk'tan Hakim karşısında çıktı.  Abdullah Çatlı'yı tanımadığını,  Çatlı'nın pasaportundaki imzanın kendisine ait olmadığı, Korkut Eken ve İbrahim Şahin 'in kahraman olduğunu, Sedat Bucak'ın aşiretinin PKK karşısında önemli bir güç olduğunu söyledi. Terörle mücadele kapsamında yapılan eylemler için ise Çiler'i işaret etti. Ağar bundan sonraki duruşmalara girmeyecek. Yargıtay telefon dinleme kayıtlarının, tek başına delil oluşturmayacağına, mutlaka maddi delillerle desteklenmesi gerektiğinie hükmetti. Bunun anlamı; Ergenekon davasının neredeyse tamamının telefon dinleme kayıtlarına dayanıyor olması, bu nedenle de Ergenekon sanıkları beraat edebilir. Sanayi Üretimi %17,6 oranında düştü.  Geçen yıl bu rakam %11'in üzerinde artmışttı. Aşağıdaki grafikte bu durumu görebilirisniz. Bunun anlamı, daha düşük üretim için daha az işçiye ihityaç var, daha az işçi işçi çıkarılması işçi çıkarılması ise artık çıkarılan işçilerin eskisi gibi harcama yapmayacakları bu da global anlamda domino taşlarının düşme etkisi gibi ekonominin negatif yönde etkilenmesi demek. IMF ile anlaşma şu anda açmaza girmiş durumda. IMF şunu istiyor,  kamu harcamalrını kıs, seçimler için para aktarma, faiz dışı hedefi için vergileri artır.  Pratikte uygulamsı neredeyse imkansız, işte bu yüzden IMF ile anlaşma zor. Türkiye'nin şu an IMF'ye 8,5 Milyar Dolar borcu var. Ergenekon için, Mehmet Emin Karamehmet, TSK ile işbirliği yapmış, bunun karşılığında askerden şirketleri için destek almış. TSK, burada TSK'yı Levent ...

Hurşit Tolon tahliye edildi

Kategori: Ergenekon, Gündem, Tepki
Hurşit Tolon tahliye edildi

Orgeneral Hurşit Tolon, Ergenekon soruşturması kapsamında 6 Temmuz 2008 yılında gözaltına alındı. Hurşit Tolon 67 yaşında,  gözaltında kaldığı süre içinde çok hızlı biçimde 13 kilo vermiş ve hastaneye kaldırılmıştı. Hurşit Tolon hakkındaki soruşturma evraklarını inceleyen mahkeme, tahliye kararını şöyle açıkladı: "Şüphelinin avukatı tarafından verilen dilekçe ile tutuklama kararına esas alınan 29 sayfalık halindeki Ergenekon yapılanmasını içeren kitap fotokopisinin daha önce çeşitli basın kuruluşlarında haber konusu yapıldığı yapılan incelemede söz konusu belgenin gizliliğinin bulunmadığı kamuca bilinen bu belgenin fotokopisinin şüphelide bulunmasının tek başına şüphelinin suç örgütüne üye olduğuna veya yönetici olduğuna dair bir delil niteliğinde bulunmadığı gibi şüphelinin yaptığı telefon görüşmelerinin örgütle bağını gösterecek unsur içermediği ayrıca örgütün gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerle şüphelinin bir bağının kurulamadığı gözetlenmiştir. Şüphelinin yurt dışına çıkış yasağı konarak tahliye karar verilmesine karar verilmiştir" Tolon, terör örgütü kurmak, terör örgütüne liderlik yapmak ve silahlı örgüt ile devleti yıkmaya teşebbüs suçundan tutukluydu. Orgeneneral Tolon'un tutuklanması ve 7 ay sonra serbest bırakılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

PKK’lı, Şehit, JİTEM’ci, Katil, İşkenceci, Devlet Memuru, İtirafcı

Kategori: Ergenekon, PKK
PKK’lı, Şehit, JİTEM’ci, Katil, İşkenceci, Devlet Memuru, İtirafcı

PKK'lı,   Şehit,  PKK itirafçısı, JİTEM'ci, Katil, İşkenceci, Devlet Memuru ve İsveç'te yaşıyor  Yanlış okumadınız bunların hepsi aynı kişi, sözünü ettiğimiz kişi  JİTEM ve PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan, Kendisi devletten maaş alırken , ailesine şehit aylğıı bağlanmış.  Bunlar nasıl mı olmuş, ...  İfadesinden bazı notlar, ... "İhsan Haran JİTEM'de sorgulandı. Arazide kafasına kurşun sıkıldı. Komutan Kırca'dan duydum. Meğer ölmemiş. Batman'a yürümüş hastaneye gitmiş. Oradan alındı tekrar infaz edildi." ... "Bölgedeki faili meçhullerin yüzde 80'ini JİTEM yaptı. Benim görev yaptığım on yılda sadece Diyarbakır'da gerçekleşen infaz sayısı 600-700'dür. Ben otuzuna tanık oldum." "Servet Aslan ve Fatma birbirine âşık iki üniversiteli genç. Diyarbakır'ın merkezinde gezerken alındılar. JİTEM'de iki gün işkence gördüler, ağlaya ağlaya PKK'lı olmadıklarını söylediler ama öldürüldüler." ... Diyarbakır'da benim görev yaptığım on yıl içinde gerçekleşen infazların sayısı 600-700 olabilir ... JİTEM elemanları öldürdükleri insanların cesetlerini niye araziye atıyordu? Ceset bulunsun ve bu ölüm halkta korku yaratsın, ‘PKK'ya gidersem benim de sonum böyle olur psikolojisine girsin' diye cesetler böyle yol kenarlarına atılıyordu. ... Gençler mahkeme tarafından serbest bırakıldılar. Biz onları almak için yol kenarında beklerken, onlar karşıdan davaları bitti diye sevine sevine geliyorlardı. Üç genci mahkemenin önünden alıp JİTEM'e getirdik. Sorgulandılar...   ...Konuşması hiç bir şey değiştirmiyor. Konuşsa da konuşmasa da öldürülüyorlar. JİTEM'e giren sağ çıkmıyordu ki...   Cem Ersever anlatmaya kalktı kafasına kurşunu sıktılar."     Ersever Kimdir?  JİTEM bünyesindekiler kendini beğenmiş bir havadaydı. ...

Karadayı’nın Skandal Kaseti’nin Deşifresi

Kategori: Ergenekon, Tepki
Karadayı’nın Skandal Kaseti’nin Deşifresi

Emekli Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı'nın Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Anavatan Lideri Erkan Mumcu'yu aradığı ve Meclis'e girmemesi yönünde telkinlerde bulunduğu iddia edilmişti. Mumcu bu iddiayı o dönemde şiddetle yalanlamıştı. Org. Karadayı'ya ait olduğu belirtilen ses kaydında 367 sürecini aydınlatacak çok çarpıcı ayrıntılar var. Karadayı, Mumcu'ya Meclis'e girmemesi yönünde yaptığı telkinleri anlatırken, ağır ifadeler kullanıyor. Karadayı ayrıca seçimlerden AKP'nin galip çıkması ve Cumhurbaşkanı'nı da kendi istedikleri biri seçmeleri halinde bu işi "TSK'nın temizleyeceği"ni söylüyor. Orgeneral Karadayı'nın bu sözleri Encümen-i Daniş Meclisinde söylediği ve burada kayda alındığı bildiriliyor İşte o ses kaydının deşifresi "Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilmesi için, 376yi (367) bulamazlarsa bu iş katiyetle bitiyor. Mumcu zaten teklifi yapan pezevenk kendisi, ben şeye girme dedim cumhurbaşkanlığı seçimine kesinlikle girme dedim, girmedi o olmadı, o girseydi seçiliyordu. Abdullah Gül olmadı, gaye oydu, Abdullah Gül olmayınca seçime gidecekti. Fakat bu bana şeyi söyledi cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini istiyorum dedi. Bu dedim sakıncalı, yok efendim o ısrar etti hava yapmak için bunu teklif etti AKP de üzerinde atladı. 367 bulamazlarsa katakulliye gidiyor. Ben bir iki kişiye daha telefon ettim sakın girmeyin diye. İşte bazı bir iki milletvekiline, Halk partiden oraya geçmiş olanlar.. Şimdi adam diyor ki; efendim bizim başkan diyor, tabi bu teklifi yapan bizim başkan diyor Mumcu için. Bu diyor gireceğine göre ...

Albay’ın intiharının ardından

Kategori: Ergenekon, Tepki
Albay’ın intiharının ardından

19 Ocak 2009, Pazartesi günü JİTEM'ci Emekli Albay, Abdülkerim Kırca Ankara Güvercinlik'te bulunan Jandarma Lojmanlarındaki evinde, intihar etti. Kırca, 1988'de Antalya Serik’te PKK’ya karşı düzenlenen bir operasyonda, sırtından yaralanmış, ve tekerlekli sandalyeye makum olmuştu. Sakat kaldığı içinde malulen emekliye ayrılmıştı. Kırca’ya 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 12 Aralık 2004 tarihinde devlet övünç madalyası verildi Ergenekon soruşturmasında adı geçen eski JİTEM Diyarbakır Grup Komutanı Binbaşı Abdulkerim Kırca,  PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan tarafından birçok faili meçhul olayın talimatını vermekle suçlanıyordu. Kırca, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım ile birlikte, Binbaşı rütbesindeyken, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde 2 yıl tutuksuz yargılandı. Jandarma İstihbarat Gruplar Komutanı olarak 8 kişinin kaçırılıp infaz edilmesi talimatını vermekle suçlanan Kırca ile ilgili dosya, son olarak yargılama yetkisi tartışması nedeniyle Ankara Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmişti. Kırca hakkında “silahlı çete kurmak”, “işkence” ve “üç kez insan öldürmek” suçlarından müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Ayrıca, silahlı örgüt kurmak suçlamasıyla, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılmış bir de dava bulunuyordu. Kırca'nın cenaze törenine TSK üst komuta zinciri tam kadro olarak katıldı. Eşi törende "Onursuz üç beş çapulcu utansın. Çok kahramanlar vardı, teki de oydu, onuruyla gitti benim kocam" dedi. Genelkurmay yaptığı açıklamada "Son zamanlarda, bazı basın ve yayın organlarında, sözde bir itirafçının ifadelerine dayanarak, 10 Nisan 1998'de Serik/Antalya'da teröristlerle girdiği çatışmada bakıma muhtaç Malul ...

Darbe Günlükleri

Kategori: Ergenekon, Tepki
Darbe Günlükleri

Nokta Dergisi 29 Mart 2007 tarihli sayısında, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’e ait olduğunu iddia ettiği Darbe Günlükleri'ni yayınladı. Günlük'lerde TSK'nın en üst kademesinde örgütlenen 'Sarıkız' ve 'Ayışığı' kod adlı darbe girişimleri çok ayrıntılı biçimde anlatılıyordu.  Habere göre, Oramiral Örnek'in tuttuğu günlüklerde bazı Orgenerallerin 2004'de askeri darbe yapmayı düşünüp, hazırlıklarını yaptığı ancak sonradan Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök'ün tavır koyması üzerine vazgeçtiği yazıyordu. Polis 13 Nisan 2007 tarihinde  dergiyi bastı ve bilgisayarlarına el koydu. Kimse gıkını çıkartamadı. Dergi kapatıldı. Oramiral Örnek günlükleri yalanladı ve kendisine ait olmadığını bildirdi.  Haberi yapan Alper Görmüş için iftira ve hakaret davası açtı. Görmüş, 6 yıl 8 ay hapis istemiyle yargılandı. Yapılan inceleme sonrası günlüklerin Oramiral Örnek'e ait olduğu kesinleşti. Alper  Görmüş  Mart 2008'de beraat etti. Ergenekon tutuklusu emekli Org. Hurşit Tolon, Darbe Günlükleri”nin kendisiyle ilgili olan kısımlarını doğruladı. Tolon çıkarıldığı mahkemede hakim Sedat Sami Haşıloğlu tarafından yöneltilen, günlükleri neden tekzip etmediği yönündeki soruya “Kamuoyunda darbe günlükleri olarak bilinen günlüklerde benimle ilgili kısımlarda herhangi bir yanlışlık görmediğim için bu konuda tekzip yapma ihtiyacı hissetmedim” şeklinde cevap verdi. Darbe Günlükleri Ergenekon davasına temel olması bakımından çok önemli. Hemen belirtelim, günlükler Oramiral Örnek'in 1957'de başlayan askeri öğrenciliğinden bu yana tuttuğu 2000 sayfadan oluşuyor. Aşağıda yayınlanan bölüm ise Darbe planını içeren 2003 ve 2004 yıllarına ait. Günlüklerden bir iki çarpıcı  örnekte ...

Tuncay Güney’in ifadesinin tam metni

Kategori: Ergenekon, Tepki
Tuncay Güney’in ifadesinin tam metni

Ergenekon Davası'nın kilit ismi  Tuncay Güney'in olaya yaratan  ifadesinin tam metnini yayınlıyoruz TUNCAY GÜNEY'İN MÜLAKAT ÇÖZÜM TUTANAĞI                   03.02.2001 tarihinde Tuncay GÜNEY isimli şahıs "Dolandırıcılık ve Sahtecilik" iddiaları ile Asayiş Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanmış, yakalandıktan sonra bir kısım organize suç örgütleri hakkında beyanlarda bulunması üzerine Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim edilmiştir.                 Tuncay GÜNEY'in ev ve işyerinde yapılan aramalarda çok sayıda bilgi, belge, doküman ve bilgisayarlar ele geçirilmiştir. El konulan bu malzemelerle ilgili Tuncay GÜNEY ile mülakat yapılmış, yapılan bu mülakat kamera ile kayıt altına alınmış ve çözümü yapılmıştır. Şube Müdürlüğümüz arşiv kayıtlarının tetkikinde Tuncay GÜNEY'e ait mülakat kaseti bulanamamış, yapılan araştırmalarda söz konusu kasetlerin Fatih C. Başsavcılığı adli emanet memurluğunda olduğu öğrenilmesi üzerine mülakat kasetleri temin edilmiş ve DVD ortamına aktarılmıştır. Tuncay GÜNEY'in mülakatı dinlenerek aşağıda yeniden çözümü yapılmıştır.   BİR NUMARALI KASETİN ÇÖZÜMÜ   SORGUCU                           : ...... eksiklerimiz olursa onu sana soracağız zaten dinlememiz gereken olursa onuda sana soracağız bir ikincisi her şeyin başı var biliyorsun ondan başla ondan başılıyacaksın yani başı ne medya ya girişin senin medya ya girişin tamam mı liseyi bitirmense liseyi bitirmen anlatabildim mi ne istediğimizi biliyorsun zaten evet Tuncay GÜNEY     : Şey o ailevi kısmımı anlatma ma gerek varmı az önceki sorgularda da konuştuğumuz yani 1986 da babam öldükten sonra ben çalışma ...

Son Eklenen Üyeler/Bloglar


Fatal error: Call to undefined function ahp_recent_posts() in /home/soksuz/public_html/wp-content/themes/massivepress/third.php on line 4