4 Nisan 2009
Rasmussen’e Veto
Kategoriler: Tepki
Yazan: admin
Türkiye NATO zirvesinde, PKK’nın yayın organı ROJ TV’ye destek verdiği ve Hz. Muhammed’e yönelik çirkin karikatürleri, tüm uyarılara rağmen engellemediği gerekçesi ile Danimarka’nın NATO Genel Sekreterliğini önce veto etti.
Hatta Almanya Başbakanı Merkel, Erdoğan’ı AB üyeliğiniz sekteye uğrar diyerek tehdit bile etti.
Erdoğan diğer liderlerin ricasına rağmen vetoyu geri çekmedi.
Sonunda araya Obama girdi. Türkiye’ye üç güvence verildi.
- PKK terörüne karşı işbirliği
- ROJ TV nin kapatılması
- Türkiye’nin NATO Genel Sekreter Yardımcılığı görevini üstlenmesi.
Ardından Türkiye vetoyu kaldırdı.
Danimarka önümüzdeki döenemde NATO’nun Genel Sekreterliğini yürütecek.
siz bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz.
FORUM SAYFALARI AÇILDI: MİLLET MECLİSİ FORUM
Nisan 4th, 2009 at
devlet kanalında cok yanlış bir tutum özel kanallar olmalı
Nisan 4th, 2009 at
rasmussen ve erdoğam ikizler gibi birşey bence ve şöyle diyim . raaasmusen bir eredoğana bir ikisinede double koymak istiyorum .ezlienler artık abd ce ab menşeyli kişi ve kurumlardan kurtulmalı
Nisan 4th, 2009 at
Veto edilmesi özellikle ilk ağızdan bunun söylenmesi çok doğru olmuştur. Ama yine kandırdılar bizimkileri vaatleri yapacaklarını hiç sanmıyorum. Hele hele o başbakan bozuntusunun bütün müslümanlardan özür dileyeceğini.
Nisan 5th, 2009 at
ERDOĞANIN ROJ TV MASALINA İNANMIYORUM ÇÜNKÜ PKK yı KENDİSİDE DESTEKLİYOR TERÖR ÖRGÜTÜ OLMADIĞINI İMA EDEREK.
Nisan 5th, 2009 at
Erdoğan bunu hep yapıyor,İsrail başkanına da sanki söylemediğini bırakmadı ,İstanbul sabahlara kadar kahraman başbakanlarını sokaklarda karşıladı.Sonu,sonu boş çıktı.Erdoğan bu boş işlerin kahramanı olmayı pek sever,çünkü oy torbası dolsun,memleket nereye giderse gitsin.
Eskiler tribünlere oynamak derler.
E nede olsa eski topçulardan.
Nisan 5th, 2009 at
Bazı yorumları okudukca içim büsbütün kararıyor. Ben mi Ay’dan geldim bu yorum sahipleri mi? Siyaset ve taraftarlık o derecede gözleri karartıyor ki, artık karşı taraftan en, ama en olumlu iş yapan bir kimseyi ve icraatını bile zifri karanlık olarak görebiliyor artık insan. Uzun zaman yurt dışında tetkikler yaptım bu ülke insanları kadar ceberrut yaklaşan insan tipine çok az rastladım.
Bu ülkenin Başbakanı rahmetli Sn. Ecevit’in yaptığı gibi Amerikan Başkanı karşısında el pençe divan durmalı. İçeride oligarşinin halk dışı güçlerinden güç alarak halka karşı kahraman olurken, dışarıda en alt düzeydeki yabancı devlet misyonlarına karşı kuzu gibi davranmalı. Şimdiye kadar sadece elit masonik güçlerin girebildiği Türk Dış Siyasetin temel refleksleri işte bu gibi tavırlardır. Yüzlerce örnek mi vereyim?
Nato’nun bir üyesi olarak veto hakkınız var. Ama bu da tabi bir güç meselesi. Çok güçlü bir devlet iseniz vetonuzu sonuna kadar sürdürme şansınız olabilir. Değilseniz ikinci ağızda size rağmen değişik mahfiller itibarıyla vetonuza rağmen gereğini yapabilirler. Danimarka’nın genel sekreterliği gibi Nato fonksiyonları açısından önemli olmayan ikincil bir konuda (o olmazsa başkası olur,hiç de önemli değildir) bir yere kadar vetonuzu kullanabilirsiniz. Arkasından çok sayıda refleksler devreye girer ve politik arenada kendinizi, dolayısıyla ülkenizi sıkıştırırsınız. Türkiye’yi temsilen Sn. Başbakanın yaptığı sembolik düzeyi geçmemelidir. Vetonun geri çekilmesi karşılığında ne gibi tavizlerin alındığı yakında anlaşılacaktır. Bu gibi durumlar ortaya çıkmadan o başbakan bozuntusu müslümanlardan özür dilesin şeklindeki yorumlar saygısızlığı aşan ve terbiyesizlik boyutuna giren sözlerdir. Kul hakkı denen bir şey var, inanılıyorsa tabi. Bunların hesabı, karşı taraf büyük mahkemede affetmedikçe nasıl verilir,insanın bunu bir düşünmesi lazım. Bir kişi kendi çevresinde ortamının kaldırabileceği şekilde konuşabilir. Ancak kamuya malolan bir yazıda asgari nezaket kurallarına tabi olmaya mecburdur.
Erdoğan bunu hep yapıyormuş muş muş, tribünlere oynuyormuş muş, boş işlerin kahramanıymış, oy için bunları yapıyormuş falan feşmekan.
Yunan televizyonu “Sn.erdoğan bu gezegende pek çok kişinin yapmak isteyip de yapamadığı bir şeyi yapmıştır” yorumunda bulunuyor. Ama bizim şirin entellektüeller bunu boş kahramanlık olarak değerlendiriyor. Yeryüzünün şimdiye kadar kurulmuş en güçlü imparatorluğu İsrail’dir. Bu vahşi gücün Başbakanına milyarların önünde gereğince karşı çıkmak ve onun vahşetini yüzüne söylemek boş işmiş!!!!!!!! Sn. Başbakan bunun istismarını bir kere bile olsun siyaset meydanlarında yapmaya kalkıştı mı? Rasmussen’e karşı çıkmak oy hesabıymış!!!!!! Kardeşim en yakın seçimleri iki sene sonra ne oy hesabı?Balık hafızalı insanlar iki sene değil, iki ay sonra olan biteni unuturlar.
Evet bu ülkeye yabancılar karşısında elpençe divan duran Başbakanlar ve monşerler gerekiyor. Allah hepimize sağduyu ve ortak pay ve paydaları hatırlayarak laf ve iş söz üretmeyi nasip etsin. Saygılarımla
Nisan 5th, 2009 at
RTE her zaman olduğu gibi yine iç politikaya yönelik olarak türbünlere oynadı.Roj TV ve Karikatür sorunu bu gün yaşanmadı.Bundan 3 yıl önce yaşanan bu ikilem bu gün mü aklına geldi? TC küçük bir Afrika devleti değildir.Rasmüssen’e çok öncelerden TC nin kuvveti hissetirilmeli idi.Nasıl? Devletin imkanlarından hemen o gün faydalanılıp gerekli ambargolar uygulanmalıydı.Diğer taraftan RTE sadece bunu pardigması islam olan seçmenlerine karşı da yapıyor.Çünkü onun JORGAN olarak konuşmaları şayet açılıp incelenirse.RTE TC devletini ULUS devlet yaopısına karşı bir bağımlılığının olmadığıda açıkça görülür.Her gün yatıp kalkıp borazanı haline getirdiği TV kanallarında TÜRKİYE’de kürt,boşnaki,zaza …vs var diyen birinin TÜRKİYE’nin ulusal devlet yapısına bağlı olduğu da her halde söylenemez!
Nisan 5th, 2009 at
Lafla peynir gemisi yürümez arkadaş, medyayı açsınlar dünyaya kimsenin cesaret edemediği hakaretleri yapacak yüzlerce insan var bu ülkede, zor bişeymiş gibi konusupda hükümeti savunmak fayda getirecek birşey değildir. Ha hükümet adam olur gerçekten, vatanını milletini savunma, geliştirme gayesinde olur, bu çabalar gözle görülür illa ki doğan medya gibi misyonerlere de ihtiyaç yok, o zaman savunuruz sonuna kadar söyle başbakanım arkandayız deriz… İnsanları mışlı mişli laflarla alaya almak da onları anlamadığını gösterir, bu ülkenin insanı, hassastır, bazı hatta çoğu görüşleri sezgiseldir, onların söylemeye çalıştıkları, başbakanın israil e karşı çıkmasının arkasında duracak, o hareketi yapmanın amacına ulaşacak biçimde yaptığı yönünde güven duymadıkları sadece… Güven duymayan insan da gündem menfaatlerini doldurur ortaya o yüzden, der oy için yaptı da der, başka bişey için yaptı da der, sen anlatmak istediklerini anlamaya çalış, o zaman hak vereceksin… Bende bilirim burda edebiyat yapmayı, objectif bir açıdan her yanlış düşünene ağzının payını vermeyi, bunu da öyle bi yaparım ki kimse ağzını açamaz ama bunlar çözüm getirmez, birşey biliyorsanız bunu insanlarla paylaşır yorumu yine onlara bırakırsınız, gerekirse kendi yorumunuzu da katar, insanların yanlış yorumlamalarının önüne geçmeye çalışırsınız, böylece insanlar bilinçlenir, bu da önemli bir adımdır. Yoksa burda parmakları yormanın bi anlamı yok… Saygılar…
Nisan 5th, 2009 at
Bu akp 7,5 yıldır dış siyaset yapmayı öğrenemedi.Bu olay Türkiye için büyük bir fiyaskodur.Dünya önünde saygınlığımız yitirilmişdir.Verilen vaatler asla yerine getirilmiyecekdir.Genel sekreter yardımcısı Türk olsa veya olmasa ne fark eder.İlk defa böyle bir görev alıyor değiliz.Durduk yere bir gerilim yaratıldı.RTE Davosda olduğu gibi kuru kuruya gürledi netice gene sıfır.
Nisan 5th, 2009 at
@kamil,
Sevgili Başbakanının Obama geldiğinde nasıl elpençe divan duracağını hepimiz izleyerek göreceğiz.Ama şu anda bile ,ahçı ve garsonlarına ,çarşaflarına kadar ordusu ile beraber geldiğine göre bundan daha elpençe nasıl durulur ben de anlamıyorum.
Adamlar bizi potansiyel suçlu olarak görüyor.Bu kadar önlem aldıklarına göre.Biizm ahçılarımızda çok yetersiz olmalı..Ne dersiniz??
Efendim duyamadım..İŞİnize gelmeyince susuyorsunuz değilmi..Ve ben de akepeyi tüm hata ve yolsuzluk ve dayatmalarına rağmen hala anlamayan sizin gibileri ceberrut olarak görüyor vesadece sizlere ve seçime şaibe katanlara ve haketmeden seçilenlere ve onlardan nemalananlara beddua ediyorum.Sizi gidi ceberrutlar sizi!!
Eğer Ecevit ABD başkanı karşısında elpençe divan dursa idi ABD askerleri tezkereyi daha onun zamanında çıkarttırarak Türkiye’yi işgal etmiş olurdu.Ancak gelişen olayları bu kadar anlayacak kapasitede olan sizler gözönünde bulundurulunca cumhurbaşkanının sizin gibilerin seçmesinin ne kadar tehlikeli olduğu da ispatlanmış oluyor.Kamil olamamışsın ,hernekadar adın Kamil olsada..Ceberrut parçası…De get işine de buralarda laf geveleyip komik olma bari..
Nisan 5th, 2009 at
sn.başbakanın ve STK ın geçmişte danımarkaya uyarıları çok olmuş ama ses getirlememişti.Şimdi fırsat çıktı ve gereği yapıldı.Başbakanımızı tebrik ediyorum.Bu ve benzeri tavırları, mevcut olan veya geçmişteki hangi lider/başbakanlar koyabilirdi.Konuyu siyasete çekip başka yakıştırmalara gerek yok.’’seçmenlerine shov yaptı,partısını güçlendirmek için yaptı vb saçma yorumlara gerek yok”..Bu milli bir konu idi ,PKK pisliğinin Roj ahırından seslenmesi ve peyganberimize saygısızlık konuları hepimizi rahatsız etmemişmiydi..İnşallah danımarka aklını başına alır ve bu restleşme diğer ülkelerede ders olur.Merkel’in merkep inadı nato ile AB konusunu yorumlattırdı..Her iki konunun ayrı platformlarda değerlendirileceğini bilemeyecek kadar tecrübesizliğini sergiledi.Sonuç memnuniyet vericidir.
Nisan 5th, 2009 at
Başbakanımız çok güzel dış politika izliyor. Klasik dış politika nın dışına çıkıyor ve bence doğrusunuda yapıyor. Yıllarca klasik dış politika izlendi ve bir yere varamadık.
Bu değişiklikle önümüzdeki yıllarda dünya bizden söz edecektir. Bundan sonra birkısım konularda TÜRKİYE nin onayı olmadan karar alınamayacaktır. Nato Gn.Sekreterliği sürecindeki gelişmeler bunun minik bir göstergesidir.
Bu Nato genel sekreterliği seçimindeki izlenen politikadan dolayı ilgililere TEŞEKKÜR ediyorum. Bekleyelim bakın daha neler olacak. Ama önemli olan olacakları doğru algılamaktır.
Önyargılı düşünmeler ve bilinç altındaki “bunlarda artık fazla oluyorlar ve yapılması gerekenleri en iyi şekilde yapıyorlar, bu başarıyı bunlar göstermemeli, bu başarıyı bizim zihniyet göstermeli idi” düşüncesinden kaynaklanan yorumlarda inandırıcı olmuyor. Bu da bilinmelidir.
Yinede her türlü görüşe saygı göstermekte hepimizin görevi olmalıdır. Saygılarımla,
Nisan 5th, 2009 at
Devletler karşılıklı çıkarlar üzerine yürürler.İç siyasette gündem maddesi olan herşeye alkış tutuyoruz.Dış Politikada daha direyetli olmak mecburiyetindeyiz.Herşeyi sadece Başbakana bağlamak çok yanlış.Uluslar arası çıkarlarımızı nasıl korumamız gerekiyorsa öyle davranmak lazım.İmaj zedelenmesi telafisi mümkün olmayan olayları arkasından sürükleyebilir.
Mademki Başbakan Nato Genel Sekreterliği konusunda Rasmussen’e geçit vermiyor.Devlet olarak önceliklerimiz var.Sözlü değil yazılı olarak bizzat kendinden almalıydık garantileri.Amerika yıllardır sözlü olarak söyler ama icraata geçirmez.Kendi ülke çıkarları doğrultusunda hareket eder.Geçmişde yapılanları unutmamak lazım.
Zor ama herşeye rağmen dik duruşumuzu sergilemek devletimizin menfaatleri doğruştusunda hareket etmek gerekir.
Sayın Başbakanda bir gün önce söylediğini uygulama anında değiştirmemelidir.Arkasında Türk Milleti var.Sonu iktidardan uzaklaşmakda olsa dik durarak yapmalı bazı işleri.İktidardan uzaklaşmak devletin sonu demek değildir.
HERŞEYE RAĞMEN DİK ONURLU TAVİZİN EN AZI VE KARŞILIĞINI ALARAK HAREKET ETMEK LAZIM…
Nisan 5th, 2009 at
SELAM ARKADAŞLAR BİLİP BİLMEDEN KONUŞUYORUZ ÇOK BİLEN VARSA ÇIKSIN ADAYLIĞINI KOYSUN SEÇİLSİN BİZİ YÖNETSİNDE GÖRELİM NE KADAR BAŞARILI. AĞZINIZDAN KUŞ KAPSANIZ YİNEDE BİRİLERİ ÇIKAR KONUŞUR TORBA DEĞİLKİ BÜZESİN. İŞTE BURDADA BENDE DAHİL HAKKINDA HİÇ BİR BİLGİM OLMADIĞI HALDE KONUŞUYORUM. BİZ BİRİLERİNİ SEÇİP BİZİ YÖNETMELERİNİ İSTEMEDİKMİ EVET O ZAMAN O KİŞİLERE GÜVENMELİYİZ. BIRAKALIM İŞLERİNİ EN GÜZEL ŞEKİLDE BİLDİKLERİ GİBİ YAPSINLAR. SPOR TAKIMLARIMIZA DIŞARIDAN TEKNİK DİREKTÖR GETİRİYORUZ O BİLE TAKIMININ BAŞARILI OLMASI İÇİN ÇABA SARF EDERKEN NEDEN BİZİM TEKNİK DİREKTÖRLERİMİZ TAKIMINI BAŞARISIZ YAPMAK İSTESİN SİZE SORUYORUM. BIRAKALIM SEÇİLEN İNSANLARIMIZ ÜLKELERİNİ EN İYİ DURUMA GETİRMEK İÇİN ÇALIŞIYORLARDIR. ONLARA GÜVENELİM. HATASI OLAN ZATEN KAYBOLUP GİDİYOR TARİHTEN SİLİNİYOR.
Nisan 5th, 2009 at
Yazılanlar ne yazık ki, gerçeği yansıtmıyor. Bu kaçıncı, diplomatik hata… Rasmussen konusunda geç kalındığını, dış ilişkilerle uzaktan da olsa ilgilenen herkesin yanısıra, ülkemizi dışarda iyi bir şekilde temsil etmiş ÇOK DEĞERLİ BÜYÜKELÇİLER’de söylüyor.
Nato Genel Sekreterliği; çok özel ve de ilk kez sahip olunacak bir görevmişcesine lanse ediliyor. Her zaman olduğu gibi, çoğunluğun bilgisizliğine güvenerek, gerçeğin saptırılması…
PKK İşbirliğine güvenim olmadığı gibi, ROJ TV.kapatılması belki gerçekleşebilir ama, yerine ROSE TV.açılmayacağının garantisine sahip olabilecek miyiz???
VARLIĞIMIZI BORÇLU OLDUĞUMUZ ÖNDERİMİZ ATATÜRK’ÜN
‘MİSAKÎ MİLLİ SINIRLARI İÇİNDE VATAN BİR BÜTÜNDÜR, PARÇALANAMAZ.’
İLELEBET KIRMIZI ÇİZGİMİZ OLARAK KALACAKTIR…
Nisan 5th, 2009 at
HARİKA BUNA HARİKA DENMEZDE YA NE DENİR. ÜÇ ŞEY ALMIŞIZ ÖZALDA BİR ZAMANLAR BİR KOYUP ÜÇ ALACAKTI AMA MALESEF HAYVAN TERLİ YEMEX DEİLER VE TERSİ OLDU YANİ ÜÇ KOYDU BİR ALDI. ODA NEYİN BİRİ ANLAYAN ANLADI ŞİMD İSE BU rasmussen DENEN DAVAR NATO GENEL SEKRETERİ OLACAKMIŞ OBAMA BİLE BUNUN İÇİN ARACI OLUYOR. MALESEF BEN OKUDUĞUMA İNANMIYORUM BU KADARINA PESSS DEMEK LAZIM ARTIK YAA BU DAVARDAN BIRAKIN ŞUNU BUNU ÇOBAN BİLE OLMAZ HALA ROJ TV NİN NE OLDUĞUNU ANLAMIŞ DEĞİL YADA İŞİNE GELMİYORSA BUNU DİYER ÜYELER ANLATMASI LAZIM DİYERİ İSE KARİKATÜR OLAYININ BAŞ MİMARİSİ BU ZAVALLI DARWİN YARATIĞIYDI ZİRA ÜLKENİN ÇOBANI ÜLKE ÇIKARLARINI DÜŞÜNMESİ GEREKİR HANGİ MAL İYİ ETTİNİZ DİYEBİLİRKİ AMA MALESEF BU DİNSİZLER ALKIŞLADI MALESEF. İSTERMİSİNİZ YAZICI OĞLUNU BU YARATIKLAR KURBAN ETMİŞ OLSUNLAR BUNCA OLAYA RAĞMEN ERDOĞAN MALESEF DOĞAN OLMAKTAN ÇOK KORKAK BİR YABAN SERÇESİ GİBİ TAMAM ABİ DEDİ. NERDE KALDI DAVOS BİLMEM NEYİ SIFIRA İNDİ. HİÇBİR ZAMAN VE HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN EVET DEMEMELİYDİ YİNE TREN KAÇTI YİNE MASADA KAYBETTİK YİNE BİRİLERİNİN YALAKASI OLDUKYİNE ÜÇÜN BİRİ Nİ ALDIK rasmussen MALI YİNE KAZANDI hadi hayırlı traşlar…
Nisan 5th, 2009 at
Obama nın verdigi garantiler cercevesinde vetonun kaldırıldıgı söyleniyor.ABD daha öncede garantiler vermişti.Özellikle PKK ile ilgili , ama hiç yerine getirmedi.
Ayrıca roj tv konusunda Danimarka yönetiminin bir şey yapabilecegini zannetmiyorum,zira Danimarkanın demokrasi anlayışı,Türkiyeden farklı.Onların Yönetimi , bizim gibi , RTÜK kanalıyla, yayın ve basına baskı yapamıyor.Yasaları izin vermiyor.Ama bizde RTÜKÜ imamlar yönetiyor.
Nisan 5th, 2009 at
veto ettikde sonuçcun ne olacağı daha öenmli
sonrada vetomuzu geri çektik kartları koyduk dedik bi kumar oynayalım tabi kumarda kaybetmek ve kazanmak ta var bunların sonucuna katlanmak zorundayız
inşallah bize verilen sözler yerine getirilir yoksa durum vahim
Nisan 5th, 2009 at
Rasmusseni vetodan daha önemlisi Türkiyenin bu makamlara çok güçlü adaylar oluşturması lazımdı. Bu tür hazırlığı ve öngörüsü olmayınca önüne konanı ben bunu sevmedim veto ediyorum demesi sorunu çözmemiş dolayısı ile şartlı olarak kabul etmek zorunda kalmıştır. Ağırlığı olmadığı için Türkiye’yi kırmayalım diye rasmussenin adaylığı geri çekilmemiş Avrupa bildiğini okumuştur. Aksine Türkiyenin önüne kardeş ülke Azerbeycan ile ilişkilerini bozacak şartlar konmuştur. Görünen manzara son derece başarısız bir politika.
Nisan 5th, 2009 at
Burda bel ki güzel bir haraket yapıldı ama sözlerin tutulacağına dair garanti alındığını sanmıyorum!
Geçmişte kaç defa söz verildi. dolayısı ile yetkili makamlar bunların sözünü bilir. O zaman akla şu geliyor. Ancak bu kadar direnilebilirdi, belki insafa gelirler. Yada halka görüyorsunuz gerekli tavizi aldık demek için böyle yapıldı.
Bekleyip göreceğiz!
Nisan 6th, 2009 at
türkiye dış politikasını akp iktidarın da değişti tüccar zihniyetli başbakanın kafasına göre şekilendi bu dış politika türkiyenin geneleneksel dış politakası değil bu dış politika akp nin ve başbakan tayip erdoğan odaklı dış politikadır ben bu politikaları desteklemiyorum
Nisan 7th, 2009 at
TÜRKİYE BU TAVRI İLE DIŞ POLİTİKATADI KONUMUNU DEĞİŞTİRMİŞ OLDU. KUZU GİBİ HER DENİLENE OLUR DİYEN YÜRKİYE GİTTİ ARTIK. TÜRKİYE ÖZGÜRCE DÜŞÜNCESİNİ ORTAYA KOYUP, SESİNİ DUYURMAYA BAŞLADI.
RAASMUSSEN GERİ ADIM ATMIŞ GÖZÜKSEDE YİNE TATMİN EDİCİ BİR AÇIKLAMADA BULUNMADI. BAKALIM GELECEK GÜNLER NE GÖSTERİR BİLİNMEZ AMA VERİLEN SÖZLER TUTULURMU ORASI BİRAZ MUALLAKTA GİBİ GÖRÜNÜYOR.
Nisan 7th, 2009 at
YANİ VETO ETTİNİZ, SİZLERİN DİRAYETSİZ OLDUĞUNUZU BATI BİLİYOR VE HEMEN İKİ TEHDİT, İŞ BİTTİ ÇARK ETTİNİZ ,BU GÜNE KADAR BATI VERDİĞİ HANGİ SÖZÜ TUTTU,DA BUNU TUTACAK, BİZ NE ZAMAN AKILLANACAĞIZ BU GÜNE KADAR KARŞI ÇIKTIĞINIZ HANGİ OLAYDA BİR SONUÇ ELDE ETTİNİZ ,BATI BİR KİŞİYE TÜRKİYEYİ DEĞİŞTİ, BELKİ DEĞİŞEMEZ AMA BİZDEKİ POLİTİKACILARIN BECERİKSİZLİĞİ, BUNLAR HER ZAMAN İSTEKTE BULUNUP OLMAZ DEYİNCE BAŞLAR TEHDİT, ŞANTAJ , ZATEN SÖZLERİNDE DURMUYORLAR, BIRAKIN İŞ OLACAĞINA VARSIN BİR SEFERDE ONLAR SİZ KARŞI ÇIKTINIZ DİYE BİZİ GÖZDEN ÇIKARIYORLARMI, YOKSA BİZİMDE BİR GÜCÜMÜZÜN OLDUĞUNUN FARKINDALARMI YADA SİZİN BORUNUZ ÖTMEZ İTİRAZ HAKKINIZ YOK BİZ NE DERSEK O OLUR,MU DİYOR , LAR. İSTESENİZDE İSTEMESENİZDE BÖYLE OLACAKMI, DİYECEKLER ÇÜNKÜ BU GÜNE KADAR HEP VERDİNİ NE ALDINIZ SÖYLEYECEK BİR ŞEY VARMI
Nisan 7th, 2009 at
Tam bir fiyasko..
Nisan 9th, 2009 at
Başka ne bekleniyordiki?Ab Türkiyeyi kapı önünde bekletmekde kararlı.Oyun içinde oyunlarla bakalım daha kaç yıl bekletileceğiz.Ayrıca ab kendi derdinde ayakta kalma mücadelesi veriyor Türkiye gibi hala Cumhuriyeti laikliği tam ve bağımsız olmayı özümleyememiş demokrasinin ne olduğunu anlayamamış bir ülkeyi neden birliğne dahil etsinki…..
Nisan 25th, 2009 at
Bekir COŞKUN
Ne yapıyor bu adamlar?..
BAZEN düşünürüm:
“Bu iktidar, bu hükümet, bu Cumhurbaşkanı, bu Başbakan, bu devlet adamları kimin?..”
Benim değil…
Çünkü beni kovdular bu topraklardan, bizzat Başbakan “git…” dedi, gitmedim…
Mahallemizin adını değiştirip birlikte dümenler çevirdikleri kendi imar komisyonu başkanlarının adını koydular.
Çalıştığım gazeteyi yok etmek istiyorlar…
Aynı düşüncede olduğum arkadaşlarımı n- dostlarımın tümünü alıp hapislere doldurdular.
Dışarıda kalanlar sesizleşti, ortadan kayboldular, dostlarımı aldılar elimden…
*
Bir tuhaflık var…
Kim bu adamlar?
Diyelim ki dış politikada:
-Azerbaycan’ı iterek, Ermeniler ile uzlaşıyorlar.
-Kıbrıs Türkleri yerine Rumlarla daha iyi anlaşıyorlar.
-BM’den değil, Hamas’tan yanalar.
-Medeni dünya ile değil, o dünyanın “Eli kanlı katil” ilan ettiği El Beşir ile kucaklaşıyorlar.
-Kuzey Irak’ta; Türkmenleri unuttular, ikiyüzlü Celal Talabani ile koklaşıyorlar.
Ya da iç politikada;
-22 yaşındaki adamı oraya “çocuk” diye oturtarak 23 Nisan’ı ti’ye alıyorlar.
-Atatürk’ü sevmiyorlar, Abdülhamit’i seviyorlar.
-PKK ve Apo’nun affedilmesi tartışmaya açıldı, terörle mücadele etmiş askerler içerde.
-Deniz feneri yolsuzluktan mahkum edildi Almanya’da onu görmezlikten geliyorlar da
Vergi rekortmenlerinin hesaplarını didikleyip mahkum etmeye çalışıyorlar.
-Fetullah Gülen okullarını destekleyip, ÇYDD’yi basıyorlar.
Saymakla bitmez.
*
Kimin devlet adamları bunlar?
O Cumhurbaşkanı, o Başbakan, o iktidar benim değil.
Sizin mi?
O zaman sorar mısınız kendi kendinize:
“Ne yapıyor bu adamlar?”