THY uçağı neden düştü?
Kategoriler: Tepki
Yazan: admin
Amsterdam’a giden THY uçağı piste 500 metre kala yere çakıldı ve üç parçaya ayrıldı.
4′ü mürettabat 9 kişi öldü. 125 yolcu ise sağ kurtuldu. Kazanın sebebini açıklayabilecek 3 pilotda yaşamını yitirdi.
Sebepler şu şekilde sıralanıyor.
1- Hollanda Tv sine göre uçağın kuş sürüsüne girmesi sonucu motoru düştü.
2- İnişi, Eğitim uçuşu yapan 29 yaşındaki genç ve tecrübesiz pilot Olgay Özgür gerçekleştiriyordu. Kaptan pilot sorun üzerinde devreye girdi ama kuyruk yere çakılmış ve geç kalmıştı.
3- Uçak iniş sırasında ters rüzgar ve hava boşluğuna rastladı veya erken inişe geçti.
4-Hollandalı yetkililer uçağın yakıtının bittiğini bildirdiler: Bu son iddia THY tarafından kesin bir dille yalanlandı.
5-???
Şubat 26th, 2009 at
Değerli Okur
Türkçülük fikir ve eylem olmaktan ziyade yaşam biçimidir.”Her şey Türk için, Türk’ e göre,Türk tarafından” ifadesinden yola çıkarak bugün hatırlamamız gereken en önemli unsur kendi öz değerlerimizdir.Türkçülük =Irkçılık olmadığı gibi vatan topraklarımızda yaşayan tüm etnik kültürlere olabildiğince yaşamsal özgürlüklerini sağlayabilmektir.Buradaki tek temel prensip ve tavizi verilmez konumuz Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve kültürümüzü korumaktır.
xxxxŞubat 26th, 2009 at
Kazada hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin, yakınlarına da sabırlar versin. Umuyorum kazanın nedeni ne bakım ekibinin, ne de uçuş ekibinin bir hatasından kaynaklanmamıştır.
Uçağın pilotları vefat ettiklerine ve kazanın sebebi hakkında bizi bilgilendiremeyeceklerine göre, kazanın nedenini öğrenebilmek için CVR (Cockpit Voice Recorder) ve FDR (Flight Data Recorder) çözümlerini beklemekten başka çaremiz yok.
Şu an yapılan/yapılacak bütün tahminler -ister iyi niyetli, ister kötü niyetli olsun- “ben her işten iyi anlarım” diyen çokbilmişlerin palavralarından başka bir şey değildir.
Şubat 26th, 2009 at
33 yillik bir havaci olarak “nacizane” fikir ve görüsüm sudur:
1-Yakit konusundaki spekülatif görüs, bence dogru degildir. Bir seferin gerceklestirilmesi icin hesaplanan yakit, sadece a-noktasindan b-noktasina ulasilmasi icin gereken “trip fuel” olarak adlandirdigimiz minimum yakit degil, ayrica //diversion fuel, //emergency fuel, //holding fuel gibi ögelerden olusur. Dolayisi ile bir hava araci nin (bir yolcu ucaginin) tanklarda gram yakit kalmaksizin “son yaklasmada” olmasi mümkün degildir!
2-Olasi ihtimallerden biri, TK1591′in önünden inis yapan B777 ucagi nin “VORTEX” tabir ettigimiz rüzgar karambolü ne sebebiyet vermis olmasidir. Bu durumda kisa sürede ve ön ihtar olmaksizinkontrolü kaybedebilirsiniz. Bu cok korkulan bir fiziki faktördür.
3-TC.JGE “Tekirdag” ucagi nin “acil inis” pattern ve yerdeki konumu medya daki görüntülerden izlendiginde, en büyük ihtimal olarak , bence: windsheer ve buna bagli olarak muhtemelen “downburst” olayi akla geliyor.Downburst bir resim(sembolik figür) olarak bir tersine dönmüs gül görünümünde aktivite gösteren termik olaydir. Hava araci nin dinamik kendini tasima kabiliyetini yok eder.
Saygilarimla
Şubat 26th, 2009 at
slm kazada ölenlere ALLAH tan rahmet yaralılara acil şifalar geride kalanlara sabır diliyorum. Aynen simetron arkadaşımıza katılıyorum, bu iş ustaların işi kararı ancak onlar vereceklerdir bizede dinlemek, öyle olmuş demek düşecektir. Yoksa elinizden başka birşey geliyormu söyleyin.
Şubat 26th, 2009 at
Çok üzücü bir kaza… Ölenlere Tanrı’dan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar dilerim. Bilgi olmadan fikir üretmenin ne denli sakıncalı olduğu bu üzücü kazada bir kere daha ispatlandı, ama, kim ders alıyor ki… Aşırı bir bilgi kirliliği…
Kaza’nın GERÇEK nedeninin, bir an önce ortaya çıkmasını ve sorumluların İSTİFA etmelerini, eğer etmiyorlarsa, İŞTEN EL ÇEKTİRİLMELERİNİ, bizlerin de takipçi olmamızı istiyorum.
Sonuç, HIZLI TREN’e benzemesin.
Birşeylerin değişmesi kaçınılmaz. Bunu gerçekleştirecek olanlar da, akıl ve vicdan sahibi bireylerin oluşturduğu toplumdur. O günlere bir an önce ulaşmamız dileğiyle…
Şubat 26th, 2009 at
Sevgili arkadaşlar, Ülkemizin, ne kadar kifayetsiz insanları yönetiminde yönetildiginin açık bir örnegidir olanlar.Yanlış anlamayın THY eleştirmiyorum.Eleştirdigim şu; Kaza 10.30 sularında oluyor.Bakan cemizkezekten açıklıyor,ölü yok!Genel müdür açıklıyor ölü yok! Hollandalı açıklıyor 9 ölü..Yönetim kurulu başkanı açıklıyor ‘bilmiyoruz’. Vali açıklıyor 10 ölü.Yk üyesi 10 u 9 a düşürüyor.Genel müdür açıklıyor pilotlar yaşıyor.Hollandalı açıklıyor 3üde ölü.Bizimki açıklıyor müretebattan üçü öldü ama pilotlar sağ!Hatta genel müdür demeç veren burokratlar kaptan pilotu tebrik ediyor…v.s v.s böyle gidiyor.
Peki kardeşim,senin hiç mi görevlin yok?En fazla uçus yapılan Amsterdamda hiç mi THY yetkilin yok? Dışişleri görevlin de mi yok? Bu nasıl iştir?Yaklaşık 5 saat boyunca en üst düzey yöneticilerinden bu kadar çelişkili,ahmakça yanlış açıklamalar olur mu?Dikkat edin arkadaşlar,kazanın nedenlerinden falan söz etmiyorum…yorumda bulunamam ,çünkü bilmiyorum.Benim dedigim basit bir ölü,yaralı açıklaması!!!
Orada ve başka yerlerde bir sürü yetersiz insan var,bizim vergilerden maaşını alan..ve adam kayırmanın particiliğin şuursuzca kadrolaşmanın dogal sonucudur bu yaşanan.Kifayetsizliğin bu kadarına PES dogrusu..!
Şubat 26th, 2009 at
BİR HAFTADA 2 DEFA arıza yapan Tekirdağ uçağını daha önceki yönetimler olsa tam teşekküllü bakım yapılmadıktan sonra sefere sokmazlardı diye düşünüyorum suç THY yönetimindedir hele başına erbabını alıpta bir imam getirdilerse bundan sonrada kazalar devam edecek demektir.
Şubat 26th, 2009 at
24.Subat 2009 salı 20.55′de Dalaman-İstanbul ucaginin yolcusuyum.
5A’da oturuyordum. kalkarken iki sey farkettim…
Birincisi ve en onemlisi kalkis hemen sonrasi cok buyuk
bir vibrasyonla ucak sarsildi.
BU UCAK İNİŞ TAKIMLARINDA “Aks bosluklari” VEYA
telerlek balans bozuklugu ya da cant egriliginden olabilir…
diye dusundum…
İkincisi sag motordan gelen buyuk ugultu idi ve onu onemsiz
addetsem de egzos-manifolt buslugu olarak algiladim..
Cunki devir dusunce kesildi…
Bunlari soylerken de kaza ve olum korkusu icinde olmadigimi
bilmenizi isterim. Benzer cok olayla karsilastim ve kendim de
pırpır ucak kullanırım…
Korkum yok ama birincisi inis ani kaza sebebidir…
Neyse bunun uzerine inise 15 dakika kala en on koltuga ve koridora
oturdum. Kokpit acilip kapanirken tek pilot ile geldigimizi gordum…
İnis saatine 10 dakika kala “alandaki trafik yogunlugu nedeni ile” 20
daika gec inecegmiz pilot tarafindan anons edildi..
İnise gercekten de gec gectik ama 20 degil 15 dakika idi.
Ekip ŞEFİ Hostes’e ucak arizasini ve tek pilot meselesini
inis sirasinda tam karsimda oturduğu icin soyledim..
Ve sikayet icin ucagin ismini sordum. AHLAT oldugunu soyledi.
Ucak indi… ayni guzergahtan uc kez gecerek 40 dakika ya park yerini
bulamadi, ya da yer hizmetleri gorevini yapamiyordu…
Nitekim. Kapilar acildi.. Yaklasik 100 yolcu indi.. Henuz otobus gelmemisti…
Yolcular ucak park yerinde 5 dakika kadar beklediler. Tek ve kucuk tip bir otobus geldi. Butun yolcular bu otobuse doldurulduktan sonra bekleme basladi ve otobusten inip, merdivenlerden yukari cıkıp pilot beyefendiye “bir pilotun bu
goruntu ve hizmet bicimini kendine yakıştırıp yakıştırmadıgını” sordum..
El kol hareketleri ile hakaretamiz bir seyler soyledi…
Neyse “sadece yakıştıramadığımı soyleyip, megerse ucaga çıkmış şöförle; aşağı indik.. “gelin beyefendi yanimda seyahat edin” dedi… Binmedim…
Ve inince butun aramalarıma ragmen “bir şikayet mercii” bulamadım…
Eskiden “FALLOW MY” otolari ucaklari park yerine kadar goturur idi…
ERTESİ SABAH BU KAZAYI OGRENİNCE HEMEN UÇAK ADINI SORDUM VE
“AHLAT” OLMADIĞINI OGRENDİM..
AMA KAZANIN BİCİMİNDEN TEKERLEK ARIZASI OLDUGU ENDİSEM VAR…
Ve eger bu THY ve DHMİ veya TAV’a ulaşırsa bir şikayet yazısıdır da.
Bence kaza bakımsız iniş takımları nedeniyle olmuştur gibi duruyor..
Pilot da eksik olabilir.. Biliyorsunuz kokpit gec açıldı…
Not bu yazımı kopyalayıp.. THY, TAV, DHMİ’ne de gönderecegim…
Şubat 28th, 2009 at
THY pilotları öğrenci yetiştiren deneyimli ve bilgili insanlar.Olan kazaların çoğu uçaklarda olan ani arızalar yüzünden veya ani hava değişiminden meydana geliyor.Tabii pilotaj hatasındanda olanlar var ancak hava alanına 500 metre kala bukadar deneyimli bir pilotun hatası ile bu uçağın düşmesi çok çok zayıf bir ihtimal.Basından edindiğim izlenim ise kulenin hatasının olduğu ve bu hava alanında pek çok kaza yaşandığıdır.Uçağı çamurlu tarlaya yönlendirmek ise başlıbaşına bir kahramanlık bu elim kaza sonucu yitirdiğimiz pilotlarımıza ve diğer vatandaşlarımıza allahdan rahmet diliyorum.Türkiyeden giden bilirkişi heyetide bu olayı çok iyi irdeleyerek gerçekleri ortaya çıkarmalıdır.
Mart 1st, 2009 at
ŞİMDİ BEN EMEKLİ BİR ÖĞRETMENİM, HİÇBİR TEKNİK KONU BİLMEDİĞİM HALDE UÇAĞIN NEDEN DÜŞTÜĞÜNÜ NASIL YORUMLAYABİLİRİM? TEKNİK DEĞİL AMA ŞUNU SÖYLEYEBİLİRİM, DÜŞECEKMİŞ, ŞU VEYA BU SEBEPTEN DÜŞTÜ. ŞAGU
Mart 1st, 2009 at
Burada benim tahminim; Trakya uçağımız öndeki uçağın oluşturduğu hava akım (vorteks)yüzünden yalpaladı ve düştü. Uçakları aceleyle arka arkaya indiren kule görevlilerinin vermiş olabileceği bilgiyle bunu farkeden Hollandalı görevliler durumu gizlemek için pilotlar şehit oluncaya kadar kasıtlı olarak 10 saat beklediler. Bunu belki kara kutunun çözümü açıklığa kavuşturur, ancak bu sırada uzman bir görevlimizin de bulunup sonucu görmesi gerekir. Adamlar işlerini nasıl da biliyorlar!
Mart 3rd, 2009 at
tekeri patlamıştır yada önüne kedi çımıştır yada yabani hayvan çımıştır başka yorum yok
Mart 4th, 2009 at
“Düşeceği varmış, şu veya bu sebeple düştü yahuu”.
Emekli öğretmen böyle yorumlamış. Bravo hocam , imam-hatip mezunu bile olsa böyle güzel yorum yapamazdı. Her konuyu dinsel temelde yorumlayan yorumcular bile yazamazlardı. Ben de öğretmen babanın çocuğu olarak çok üzüldüm.
Mart 4th, 2009 at
Tekirdağ uçağımızın düşüş sebebi sadece Hollanda hava alanı görevlilerinin gömrevlerini ihmali sonucudur. Kara kutu kayıtları doğru ve sağlıklı şekilde açıklandığında görülecektir.
Mart 15th, 2009 at
Kurumların başına gelecek ehil eller ile olası faciaların önüne geçebilmek için ampulleri söndürelim….!!!!!!!!!!
Mart 16th, 2009 at
ergenekondur ergenekooonnnnnnn!!!!!!!!
Mart 17th, 2009 at
NEDEN DÜŞECEK MALIN TEKİ BAYAĞI BÜYÜK BİR UÇAĞIN HEMEN PEŞİNE BİZİM UÇAĞI İNDİRMİŞ UÇAK HORTUM GİBİ BİR OLAYA MARUZ KALMIŞ BU KADAR BASİT İNŞALLAH PEŞİNİ BIRAKMAZLAR..
Nisan 15th, 2009 at
Alıntıdır:
TOHUM
(Kaptan Pilot)
Tohumlar, uygun koşullar oluşuncaya kadar toprakta ya da saklandığı yerde uyur. Yeterli nem ve ısı oluşunca ancak, filizlenmeye başlar. Sonra bu filizler sürgün verip toprağın üzerine doğru yol alır. Bir sabah bakarsınız ışığa kavuşmuş ektikleriniz. Taze yapraklar hızla baş kaldırırlar güneşe doğru.
Havacılıkta kazalar da aynı tohum gibidir. Elverişli zemin yoksa uyur toprağın altında.
Bütün koşullar birleşip, zincir tamamlanmadan kolay kolay kaza olmaz. Hep, birileri çıkar, kazayı oluşturacak bu zinciri kırar ve zehirli sarmaşıkların ışığa ulaşmasını engeller. Ya nemi yok eder, ya sıcaklığı düşürür ya da zemini serleştirir. Yani basar üzerine, birilerinin özenle kabartıp, gübrelediği toprağın. Havacılıkta birer mayın olarak algılanması gereken binlerce kaza tohumu saklı toprağın altında.
Biz uçucular kazalardan dersler çıkartırız. Her yıl tekrarlanan eğitimlerde en çömezimizle en tecrübeli kaptan yan yana onları inceler, üzerlerinde tartışır, yeniden yaşarız adeta. Bunlar yeterli değil kuşkusuz ama keşke bizim dışımızdakiler de üç gün sonra unutmamak için aynı çabayı gösterse! Yani “bütün aktörler,” başta yönetim kademeleri olmak üzere bize katılsa! Zincirin tamamlanmasını hep birlikte engellemeye çalışsak. Belki o zaman toprağın üzerine çıkmayı başaran bir deli sürgün, bir şubat sabahı aniden uzanıp Arısanları, Sezerleri, Özgürleri, Eskinleri aramızdan almayı başaramaz…
“Ama bu kazada bir sorumluluğu yok THY yönetiminin!..”
Beni bir bankanın yönetim kuruluna atamaya kalksalar “ bankaya bir düşmanlığınız mı var?” diye sorarım önce! Çünkü ben paradan hiç anlamam, ben havacıyım, ben uçarım. Yolcumun saçının teline zarar gelmemesi için, uçağımın boyasının çizilmemesi için, meslek onurumun zedelenmemesi için, bulutları delerim, dağları aşarım. Gerekirse Tahsin gibi, Murat gibi, Olgay gibi, Ulvi Murat gibi canımı veririm. Ama tüccarlıktan, reklamdan, nazar duasından, hiç anlamam.
Bu konularda THY’yi yöneten üç kişilik icra komitesi bir numaradır! Onlar, şirket hızla büyürken insanları limitlerin üzerinde gece gündüz uçurarak nasıl maliyet düşürülür, nasıl reklam yapılır, nasıl kar edilir iyi bilirler! O nedenle söz, yetki, karar, ve de iktidar onlarda! Bu konuda ellerine su dökemez kimse!
Peki “havacılık” derseniz, uçuş güvenliği derseniz, meslek etiği, onuru, disiplini derseniz, sosyal diyalog, hak, emek… Özetle “insan” derseniz yanıt alabilir misiniz?
Ama “bu kazada sorumluluğu yok İcra Komitesi’nin!”
Bu “üçlüye” bir çift sözümüz var:
Efendiler! “Uçuş Emniyeti” deyince, binlerce havacının da sizler, eline su dökemezsiniz. Bilmezsiniz ama personelinizin çoğunun okuduğu lisenin bile adı “Hava Lisesiydi.” Havacılığın her dalında, yakıt kokusuyla, uçak gürültüsüyle, kar, sıcak demeden ter döktüler. Çoğu kazandıklarını meslek hastalıkları ve kanser tedavilerinde harcıyor, emekli olur olmaz yaşamlarını yitiriyor ama her koşulda yolcularına güler yüz gösteriyorlar. Bu konuda teknisyeninden, yolcusunu kurtarmak için çabalayan kabin memuru ve kaptanına kadar hiçbirimizin yanına bile yaklaşamazsınız!
Kusura bakmayın ama bu konuda gerçekten, üçünüzü toplasak bir “havacı” etmezsiniz!
Ağır gelmesin bu sözlerim, mahkemelere de koşmayın hemen. İspatlı belgelidir yazdıklarım. Biz de para konusunda sizinle aşık atamayız! Siz satıştan anlarsınız; halkın vergileriyle yaratılan bu şirketi “başarıyla” nasıl “pazarladığınızı” Necati Doğru Vatan Gazetesi’nde yazıyor. Bizim pazarladığımız sadece uzmanlık alanımızdaki emeğimizdir. Taşeronlarınızla birlikte satış, sizin işinizdir! Siz reklamın da alasını bilirsiniz! Ana vatanından getirttiğiniz “starlar” hem şirketin, hem sizin “reklamınızı” yaparlar, bir taşla beş kuş vurursunuz!
Ama çok önemli bir farkımız var: Bizler neyi bilmediğimizi biliriz!
Bir kazadan geriye size bir “adet” cenaze töreni, uzmanlara hazırlatılmış, nerede nasıl “vurgu” yapılacağı belirlenmiş bir konuşma ve bilmem kaç milyonluk sigorta maliyeti kalır sadece. Gözyaşlarınız, suratınıza makyaj gibi taktığınız o artık çok bildik gülümseme kadar içtendir! Ama biz yıllardır hiç unutmadık yitirdiklerimizi. O yüzden yüksek çıkar çığlığımız!
Siz THY’nin başına, kantardan anladığı için kasabın, kuyumcu terazisinin başına konduğu gibi atandığınız zaman, bilmeniz gereken sadece, havacılık ve uçuş güvenliği konusunda “birşey bilmediğiniz” idi. O zaman öğrenme şansınız olacaktı. Ama ne yazık ki bunu bilemediniz! Sky Life dergisinde yayınlanan “Yolcu Memnuniyeti Birinci Önceliğimizdir!” başlıklı Genel Müdür imzalı yazı bunun çok net itirafıdır. Uçuş güvenliğinden habersizliğin belgesidir. THY’yi beş yıldızlı otel, bu gerçekleri açık açık yüzünüze söyleyenleri de düşman bellediniz. Kininize tanıktır bu satırların yazarı ve hala parçalamaya ezmeye sindirmeye çalıştığınız binlerce THY işçisi…
Sizleri poh pohlayıp yağlayanların, THY deyince yemek mönüsünden başka birşey aklına gelmeyen Hıncal Uluç’tan, Engin Ardıç’a; Mehmet Barlas’tan M.Ali Birand’a basınımızın “değerli” köşe yazarlarının hiç mi payı yok bu sonuçta? Umur Talu ve Necati Doğru gibi birkaç duyarlı kalem dışında herkes “sizinle gurur duyuyordu!”… Siz gübrelerken onlar hortum tuttular bu güne kadar… Hep birlikte suladınız, ısıttınız, kabarttınız toprağı… Tohumlar böyle filizlendi, yola koyuldular…
Vereceğim örnekler çok somuttur sayın “İcra Komitesi”, elle tutulacak kadar somut. Öyle nazarla falan kandıramazsınız insanları. Şeytan işi de değil bunlar, sizin icraatınız! Bunları kaza oldu diye değil, daha önce de çeşitli yayınlarla, panel ve sempozyumlarda dile getirdiğimden, şimdi yazma hakkını kendimde görüyorum. İnsan hayatını ilgilendiren konularda susmanın sorumluluğunun, konuşmaktan ağır olduğuna inandığım için yazmaya da devam edeceğim…
Bakınız neler yaptınız:
Havacılıkta çok riskli olan bu büyüme hızına, personel yetiştirmek mümkün değildi. Uçaklara yetişmek için pilot sayısı altı yüzden birdenbire iki bine fırlayınca, bu pilotların “eğitimi”, “standardizasyonu” diye, şirketin sizi “hiç ilgilendirmeyen” bir meselesi ortaya çıktı! Üstelik bu eğitimin yapılacağı “Başkanlığa” atadığınız “Eğitim Başkanı” çok hızlı ceket ilikleyen ama o tarihlerde öğretmenlik vasfı bile olmayan biriydi. Dinlemediniz!
Bu mesleğin geleneğidir, en deneyimlilerden en dinamiklerden en bilgili ve yabancı dili en iyi olanlardan bir “Baş Pilot” seçilir. Herkes ona saygı duyar, büyüktür sözü dinlenir.
Siz iki yıllık bir kaptanı böyle bir makama atadınız. Bu “Baş Pilot”, en temel havacılık kurallarını önce kendisi uygulaması gerekirken hiçe sayarak, hem de bol yolluklu dış yatı uçuşlarıyla, maaşını ikiye katlayarak aylık limitleri aşınca, bir de “ödüllendirip”, “Uçuş Emniyet Başkanı” yaptınız. Yani şirketin Uçuş Güvenliğini, kuralları hiçe sayan, tam anlamıyla “kırmızı ışıkta geçen” bir “kaptana” emanet ettiniz. Neydi bu “kaptanın” özelliği? Bu konuda çok iyi eğitimler görmüş nitelikleri sınanmış birisi miydi acaba? Hayır, beş vakit namaz kılar ve Temel Bey’le birlikte sık sık Hacca giderdi sadece! Ha bir de pilotlara bol bol “savunma ve ceza” verirdi “esas duruşları bozuk” diye!..
Derdimizin kimsenin namazında haccında olmadığı açık… İtirazımız bunların mesleki yeterliliklerin ve etiğin önüne geçmesine. Ne yazık ki bunu da anlayabildiğinizden kuşkuluyum.
THY’de pilot seçimini kim yapar? Eskiden örneğin Cem Kozlu mu karar verirdi dersiniz?
Bu işin Hamdi Topçu’dan geçtiğini en yetkili ağızdan ben duyduğuma göre, sanırım duymayan yoktur. Sizler pilotları AKP’den “Hamil-i Kart” peşine düşürdüğünüzle övüne durun. Bunun sonuçlarının 10 yıl sonra çıkacağını da “bilmiyordunuz!”.
Ya da öğretmen pilotların Boeing uçağında başarısız bulup “fail” ettikleri pilot, bizzat sizlerin talimatıyla önce uçuş okuluna öğretmen yapılır; oradan da A-320’ye atanır ve yolcuyla birlikte eğitilmeye çalışılırsa bu nasıl bir mesleki erozyona yol açar bunu da “bilemezdiniz!”
Çünkü “bilmediğinizi bilmiyordunuz!”
Esas sorun sizin bilmediklerinizi “bilen” ve “Kaptan” olan, yani aramızdan çıkan, Genel Müdür Yardımcılarınız, Uçuş İşletme Başkanlarınız Baş Pilotlarınız, Uçuş Emniyet Başkanlarınızın bunlara karşı ne yaptığıdır!
Sayın THY İcra Komitesi, sizin gerçekten bir suçunuz yok bu kazada!
Siz daha sonrakiler için toprağı gübrelemeye, sulamaya devam ediyorsunuz sadece.
Bunu bilinçli yapmadığınız kesin. Eminim farkında bile değilsiniz!
Zaten sorun da burada!..
Emniyetli uçuşlar…
(Kaptan Pilot)